25 Ocak 2022, Salı
spot_img

Çatı Tipi GES’lerde Risk ve Hasar

Yazarımız Mustafa Nazlıer, Çatı Tipi GES’ler de Risk ve Hasar isimli makalesinde, Çatı Tipi GES’ler de risklere karşı alınması gerekli önlemleri yazdı.

Mustafa Nazlıer / SİGORTAMEDYA

Çatı tipi güneş enerjisi santralleri yaygınlaşıyor. Farklı riziko türlerinin birbirine montajı, ‘yapışık risk’ kavramını öne çıkarıyor. Risk analizi ve hasar yönetiminde belirsizlikler çok fazla. Çatı tipi GES’ler için risk ve hasar yönetiminde önce çıkan konuları belirlemeye çalıştık.

  • Mevcut bir yapının çatısına sonradan kurulması planlanan güneş enerjisi santralleri, konu uzmanları tarafından ele alınmalı ve fizibilite çalışması yapılarak, mevcut riskler ve yeni donanımların oluşturacağı yapışık riskler tanımlanmalıdır.
  • Çatı Tipi GES’lerde öne çıkan risk unsurları; yapısal riskler sebebiyle GES’in kurulu olduğu binanın santral ile birlikte hasar görmesi ve GES’ te meydana gelecek olası bir yangının bina ile birlikte santralde etkili olmasıdır. Yapısal risklerin engellenmesi için kurulan GES ’in bina statik projelerine işlenmesi, olası bir yangının binaya sirayet etmesinin önlenmesi için bina çatısı yapı malzemesinin uygun özellikte seçilmesi gerekmektedir. Betonarme teras çatı en uygun durumu sunuyor iken bina çatı ve cephelerinde kullanılan petrol türevi izolasyon malzemelerine sahip sandviç paneller en riskli durumu oluşturmaktadır.  
  • Çatı tipi güneş enerjisi santralinin elektrik tesisatlarının, yapının mevcut tesisatlarından ayrılması gerekmektedir.
  • Santralde üretilen enerjinin ilişkili olduğu orta gerilim trafosunun mutlaka ayrı olması gerekmektedir. Santralin; yapının trafosu ile ilişkilendirilmesi, pik üretimlerde kapasite aşımı sorunlarına sebep olmaktadır.
  • Fotovoltaik paneller ile çatı kaplaması arasında, temiz hava sirkülasyonu için yeterli hava boşluğu bırakılmalıdır. Aksi halde paneller aşırı ısınarak hasar görebilir veya yangına sebep olabilir.
  • Otomasyon (scada) sisteminin anlık olarak kontrol edilmesi önerilmektedir. Otomasyon sistemleri, olası bir arıza ve tolerans dışı enerji değerlerinde alarm vermekte ve kullanıcılara bildirimde bulunmaktadır.  
  • Santralin; günlük/ haftalık /aylık ve yıllık periyodik kontrolleri önem arz etmektedir. Özellikle mevsim geçişlerinde etkili olan sıcaklık/ yağış/ nem vb. atmosferik etkilerin tesisatlar üzerindeki etkileri incelenmelidir.
  • Bu kapsamda riskin poliçeye transfer edilmesi sürecinde çatı tipi güneş enerjisi santrallerinin mekanik ve elektrik başlıkları altında standart güneş enerjisi santrallerinden daha detaylı olarak incelenmesi önerilmektedir. Yer tipi güneş enerjisi santralleri genellikle açık araziye kurulur ve olası bir hasar anında müdahale imkânı çatı tipine göre daha kolaydır. Çatı tipi santralde oluşabilecek her türlü hasar, kurulu olduğu konutta veya işletmede yapışık risk kavramını ortaya çıkarmaktadır.
  • Çatı tipi enerji santrallerinin sigortalanması aşamasında konu edileceği sigorta ürünü ayrı bir önem arz etmektedir. Santralin kurulum ve işleyişi ile hiç ilgili olmayan nedenlerle gelişen hasarlarda santral elemanlarında oluşan maddi zararın yanı sıra çatıya ait taşıyıcı elemanların da talebe konu edildiği görülmektedir. Bu türden birbiri ile bağlantılı maddi zarar kavramının açıklığa kavuşturulması bakımından çatı tipi güneş enerjisi santralleri için tek başına teminat sağlayan poliçelerde; olası bir hasar anında sadece teminat sağlanan sistem elemanlarının poliçeye konu edilebileceği özellikle vurgulanmalıdır. Veya çatı tipi GES teminatı verilirken bina yangın poliçesinin de bulunması şartı aranmalıdır. Ayrıca; çatı tipi GES kurulum sözleşmesinin tarafı var ise montajlanacak taraf ile müşterek sigortalanma yapılmadıkça rücu edilmeyeceği şartı aranmalıdır!!!
  • Çatı tipi santraller için özel olarak tasarlanan teminatlar dışındaki sigorta ürünleri ile teminat sağlanan yapılarda; santralde oluşan hasar sonucu bina aksamlarının da hasar görmesi akabinde tüm zarar, paket poliçeden talep edilmektedir. Poliçe konusunu oluşturmayan, sigorta bedeli içerisinde yer almayan santral vb. sistem elemanlarının, bir hasar anında talebe konu edilemeyeceğinin ayrıca belirtilmesi faydalı olacaktır; bu durum sürecin daha kolay yönetilmesini sağlayacaktır.
  • Olası finansal kayıplarla ilgili taleplerde durma gün süresini doğrudan etkileyen en büyük problem yedek parça temin süresidir. Özellikle merkezi inverter (elektrik çevirici) kullanılan sahalarda olası bir hasarda tüm üretim durmaktadır. İnverter markalarının tamamı yurtdışı menşeilidir. Üretici firmaların stoklarında yedek parça bulunmamakta; hasar anında yurtdışından parça tedariki yapılmaktadır. Pandemi, resmi tatil gibi durumlarda parça temin süreleri uzayabilmektedir. Makul süre kavramı açıkça poliçeye yazılarak mağduriyetler engellenmelidir.
  • Sigortalı ile üretici arasında geçmiş dönemlerde yaşanan/ yaşanabilecek olumsuz durumlar sebebiyle de onarım süreleri uzayabilmektedir. Ayrıca, durma gün süresinin artmaması adına asgari düzeyde yedek parça hazır tutulmalıdır. (Örnek olarak toplam panel sayısının yüzde 1’i kasar yedek panel veya sistem string inverter ise 1 adet yedek inverterin yedek olarak santralde muhafaza edilmesi gerekir.)
  • Çatı tipi santrallerin fiziki inceleme imkânı, yer tipi santrallere göre daha kısıtlıdır. Çatı tipi paneller arasında servis boşluğu daha az olduğu için gözle fiziki muayene güçtür. Dolayısıyla olası dolu vb. hasarların tespiti için periyodik olarak drone kamera ile inceleme yapılması önerilmektedir.  

Neler yapılmalı?

  • Fiziki olarak belirgin hasar emaresi olmasa dahi fotovoltaik panellerin bünyevi arızalarının tespiti için periyodik olarak (yılda 2 kez) ‘termal kamera’ ile ölçüm yapılmalıdır.
  • Atmosferik etkiler (kar yağışı/dolu vb.) veya konstrüksiyonda oluşabilecek yapısal deformasyonlar neticesinde fotovoltaik panellerde esneme/burkulma meydana gelebilmektedir. Bu durum da panel hücrelerinde mikro çatlak oluşmakta ve üretim kapasitesi düşmektedir. Mikro çatlakların yakın sebep analizi için elektrolüminans testi olumlu sonuçlar vermektedir.
  • Santralin elektriksel yükünün tespit edilmesi, gerekli iyileştirmeler veya alınması gereken önlemlerin belirlenmesi için önemli bir unsurdur. Scada sistemine ek olarak; günlük/ haftalık/aylık periyodlarda pens tipi avometreler, toprak megeri veya solar ölçüm cihazları ile gerilim/akım/direnç vb. elektriksel parametreler ölçülmeli ve kayıt altına alınmalıdır. Olası bir hasar anında bu kayıtlar, hasar sebebinin tespit edilebilmesi için önem teşkil etmektedir.
  • Enerji sağlayıcıların hatları veya ekipmanlarından kaynaklanabilecek hasarlarda kök sebep tespiti için mutlak suretle orta gerilim enerji analizörleri ile izleme ve kayıt yapılmalıdır. Bu durum kök neden tespiti ve rücu analizinin en önemli adımıdır.
  • Güneş enerjisi santrallerinde kullanılacak fotovoltaik panel/inverter/trafo/orta gerilim hücreleri vb. ekipmanların seçiminde; temin edileceği üretici veya distribütör firmaların ürün sorumluluk poliçelerinin olmasına dikkate edilmelidir. Tespit edilen kök nedene göre rücu tespiti yapıldığında sigortalanan işi yapan firmaların zararı karşılayabilmesi için önem arz etmektedir.
  • Benzer şekilde imalatları gerçekleştirecek firmaların ise mesleki sorumluluk poliçeleri olmalıdır. Dolayısıyla projelendirme/ürün tedariki/imalat/işletme olmak üzere sürece dahil olan tüm firmalarda sorumluluk poliçeleri aranmalıdır.
  • Çatı tipi güneş enerjisi santralinin sahibi ile kurulacağı yapının sahibi arasında ileriye dönük olumsuz hukuki süreçler yaşanmaması adına taraflar arasında tüm hususların belirtildiği sözleşme yapılması önerilmektedir.
  • Türk Ticaret Kanunu’nun beyan yükümlülüğüne ilişkin ilgili maddeleri (1435 ve 1446) gereğince sigortacıların yazılı olarak sigortalanacak sisteme ait tüm teknik hususlara ilişkin talepte bulunandan teyit almalıdır.
  • Çatı tipi güneş enerjisi santralleri için teminat verilmeden önce yukarıda belirtilen hususların asgari düzeyde dikkate alınması önerilmektedir.

Hasarlarda kök sebep ve rücu tespiti önemli

Yeni uygulanmaya alınan çatı tipi güneş enerji santrali projeleri için itfaiye dahil hiç bir tarafın yeterli tecrübesi yoktur. Çatıya müdahale ve ulaşım; her zaman yükseklik bakımından zor olacağından itfaiyenin mevcut koşullarını esas alarak her hasar durumunda kötü senaryo işletilmelidir. Yapışık risk ve yapışık hasar konusunda en iyi örnek çatı tipi GES’ler olacaktır. Her zaman hasar kök sebebi; santralden diğerlerine doğru oluşacağından istisnalar hariç, çatı tipi GES hasarlarında kök sebep ve rücu tespiti en önemli aşamadır. Hayati derece kritik olan bu konuda ön hazırlık ve sürdürülebilir bir strateji hazırlanmadıkça, hasar ve sonuçları tüm taraflara en fazla zararı verecektir.

Amaç ve sonuçlarının örtüşebilmesi için optimizasyon önemlidir. Ülkemizde yapı standardı ve yasal gerekliliklere uyum konusunda ciddi sorunlar olduğunu bilerek hiçbir zaman mühendislik biliminden kopuk bir projenin doğru olmayacağını kabul etmeliyiz. Ayrıca ülke genelinde her coğrafyada farklı inşaat türleri etkindir. Stabil olmayan mevcut yapılar için her santralin butik imalat olacağını görüyoruz. Büyük bir eksiklik olarak da; kendi alanında otorite olan itfaiye, EPDK, enerji sağlayıcılar veya ilgili bakanlıkların (Enerji-Sanayi) aynı konu için birlikte standartlar yaratamamaları en büyük risktir. Öncelikle otoritelerin arasında uyum olması beklenir. Maalesef yakın gelecekte de durum değişmeyeceğinden doğruymuş gibi, uygunmuş gibi, gerçekmiş gibi şeklinde imalat ve yapılanmalara gidildiğini göreceğiz.

Pixabay

Sigortacılıkta kök neden tespiti hasar yönetim sürecinin vazgeçilmez parçasıdır. Herhangi bir olayın hukuk ile ilişkilendirilmesi sadece kök nedenin en açık ve objektif haliyle ortaya koyulmasıyla mümkündür. Kök neden tespit edilmeden olayların bir hukuk kuralı ile ilişkilendirilmesi ve teminat yorumlarının yapılması; hasar yönetim sürecinde yoruma dayalı karşı tezlerin ortaya çıkmasına, dolayısıyla dosya süreçlerinin uzamasına ve ya doğru olmadığı bilinen suni sonuçların kabul edilmesine neden olur. Kök nedeni açıkça tespit edilemediği için veya tespit edilen kök neden uygun bir sigorta ve hukuk dili ile aktarılamadığı için davalar kaybedilmekte, rücu olasılıkları değerlendirilememektedir. Karar alıcılar ise bu riski ön görebilmeyi isterler, ön göremiyorlar ise dava yoluna gidilmesinde her zaman çekimser kalırlar.

Gerçek sigorta uzmanlığı gerekli

Çatı Tipi GES hasarlarında yapışık riskler, olayları kompleks hale getiren önemli faktörler olduğundan herhangi bir olayın kök nedeninin bilimsel analizler sonucu elde edilen verilere dayanarak uzmanlar ile birlikte yoruma yer vermeyecek şekilde otaya koyulması, süreç dahilinde tüm tarafları tatmin edecek bilimsel, değiştirilemez sonuçlara odaklanılması ile mümkündür.   Her yeni sigortalı adayı kıymet yeni bir gelişme, ARGE ve baştan sona ilerlemedir. GES projeleri sektör gündemine girdiğinden bu yana poliçe mimarisinde önemli gelişmeleri sağladı. Yapışık risk kavramı Çatı GES’lerde en önemli terim olarak karşımıza çıkıyor. Önümüzdeki dönemde sık karşılaşılacak sorunlardan çatı GES’ler için poliçe mimarisi, gerçek sigorta uzmanlığı gerektiriyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER