25 Ocak 2021, Pazartesi

Corpus Sigorta’dan risk mühendisliği podcast’ı

Corpus Sigorta, sektörün önemli alanlarından risk mühendisliğiyle ilgili bir podcast yayınladı. Corpus Sigorta podcast serisinin üçüncü bölümünde risk mühendisliğinin ne olduğu, dünyada ve Türkiye’deki çalışmalar hakkında detaylı bilgi veriliyor.    

Risk Mühendisi Mert Üçok’un kaynak olarak gösterildiği podcast, “Sigortada risk mühendisliği nedir?” sorusuyla başlıyor. Cevap olarak da “Sigortadaki risk mühendisliği, müşterilerin karşılaşabileceği riskleri belirleyip, bunların azaltılması için çalışmaların yürütüldüğü bir alan. Sigorta, riskin gerçekleşmesi sonrası maddi bir güvence sağlıyor. Risk mühendisliği ise riskin gerçekleşme oranını minimize etmeye odaklanıyor. Bu risk kontrolünün iki yönü bulunuyor. İlki riskin şiddetini, ikincisi ise olasılığını azaltmak. Tabii ki mümkünse her ikisini de azaltmak daha kıymetli. Öte yandan pek çok sektör ile bağlantılı bir kavram olduğu için risk mühendisinin fizik, kimya, elektrik ve inşaat alanlarına da hâkim olması önemli” deniliyor.

Dünyada ve Türkiye’deki risk mühendisliği hakkında da detaylı bilgilerin verildiği podcast’ın devamı şöyle:

Dünyada risk mühendisliği

Dünyaya bakıldığında sigortanın ilk geliştiği dönemlerde risk mühendisliğinin de ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Çünkü rekabet olduğu için şirketler daha çok kâr etmek istiyorlar. Bu noktada tesislerinin yeterliliği ve güvenirliği yani sigortalanması önemli bir adım haline geliyor. Ya iyi bir tesis seçilecek ya da kötü tesis iyileştirilecek. Dolayısıyla kârlılığın önüne geçeni riskler minimize edilmiş olacak. Günümüzde ise dünyada sigorta şirketleri risk mühendisliği için bağımsız bir firma kuruyor. Bu firmaların muhasebe ve pazarlama stratejisi gibi çalışmaları ayrı kurgulanıyor. Her alanda çalışan multidisipliner bilgi üreten ve regülasyonlara yön veren şekilde faaliyet gösteriliyor.

Örneğin Almanya’daki bir risk mühendisliği firmasının kendi kurduğu laboratuvar Avrupa’nın yangın ve bina konusundaki normlarını belirliyor. Keza Amerika’da da bu örnekleri görmek mümkün. Dolayısıyla risk mühendisliği dünyada artık sigortanın bir paydaşı konumuna geldi diyebiliriz. Sigortanın kapsamı daha önce yangın deprem kaza gibi belli başlı alanlarla sınırlı iken günümüzde giderek artan bir grafiği var. Bu da risk mühendisliğinin gelişmesini beraberinde getiriyor. Yangın risklerinin kontrolü, siber saldırıların önlenmesi; finansal krizlerin engellenmesi için tüm dünyada çalışmalar yürütülüyor. Bu çalışmalara bir örnek yine Almanya’dan: Sağlık sigortası yaptırıldığında spor salonu üyelik şartı getirilebiliyor. 

Türkiye risk mühendisliğinde ne durumda?

Türkiye’de ilk olarak büyük sigorta şirketleri risk mühendisliği alanında bir birim kurarak bu işe başladı. Sonrasında da bütün sigorta şirketlerinde çeşitli yetkililerden ve muhakkak bu işten anlayanlar istihdam edildi. 2000’li yıllarda başlayan bu hikaye dünyada 1930’lara kadar uzanıyor. Burada pazarın olgunluğu da oldukça önemli. Türkiye’de bu losyon yeni oturmaya başladı ve alanını daha yeni yeni işletiyor. Yurt dışında bu alan çok yaygınken Türkiye’de yalnızca yangın ve makine konusunda faaliyet gösteriyor. Tabii bizde sorunları komite görüşüp tartışıyor. Henüz bir tarife, ortak alan veya ortak standart yayımlama gibi adımlardan uzağız. Ama önümüzdeki yıllarda bu seviyeye de ulaşacağız.

Öte yandan halihazırda piyasada risk mühendisliğini eksper olarak duymak da mümkün. Ancak zamanla bu karmaşa azalacak. Hatta yurtdışındaki risk mühendisliği birimlerinin Türkiye’ye gelmesi bekleniyor.

Kaynak: Mert Üçok-Risk Mühendisi

Postcast’ı dinlemek için tıklayınız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Reklam -

SON EKLENEN HABERLER