22 Eylül 2021, Çarşamba
spot_img

Çoşkun Gölpınar: Siber riskler için poliçe hazırlıyoruz

Pandemi ile birlikte hayatımıza giren risklerden birisi de siber riskler. Bu konuda ürün geliştirme hazırlığında olan şirketlerden birisi de Doğa Sigorta. Genel Müdür Çoşkun Gölpınar, acente ve brokerlere gerekli desteği verdiklerini belirterek bu konuda poliçe hazırlama aşamasında olduklarını söyledi.

SİGORTAMEDYA ÖZEL

Pandemi hayatımızı kökten değiştirdi. Bugün artık çalışma şeklimizden yaşam tarzımıza kadar birçok konuda eski bildiklerimizi unuttuk ve yeni bir sürece adapte olmaya çalışıyoruz. Bu hayat tarzı hiç şüphesiz bazı kolaylıklar sağlasa da birçok riski de beraberinde getirdiğini göz ardı edemeyiz. Bu süreçte karşılaştığımız en önemli risklerin başında siber riskler dikkat çekiyor.

Hem bireysel olarak hem de kurumsal olarak herkesi tehdit eden siber riskten korunmanın en önemli yolu ise sigorta. Son dönemde sigorta şirketleri de bu konuda önemli hazırlık içerisindeler. Pandemi döneminde siber saldırıların arttığını belirten Doğa Sigorta Genel Müdürü Çoşkun Gölpınar, acente ve brokerlere gerekli desteği verdiklerini ve Doğa Sigorta olarak bu konuda poliçe hazırlama aşamasında olduklarını söyledi.

Sigorta sektörünün YouTube kanalı Sigorta Ekranı’nda Sigortamedya Genel Yayın Yönetmeni Can Kantar’ın konuğu Doğa Sigorta Genel Müdürü Çoşkun Gölpınar’dı. Programda Doğa Sigorta’nın 2021 yılı ilk üç ayını ve sektörün genelini değerlendiren Gölpınar, yeni ürünler ve hedefler hakkında da bilgi verdi.

Programda, “Teknolojinin artması birtakım teminatların alınmasını zorunlu hale getiriyor” diyen Gölpınar, dünyada çok büyük ölçekli siber saldırıların yaşandığına dikkat çekti. Dünya Ekonomik Forumu’nun global risk raporunda alınan en son bilgiler çerçevesinde dünyada her 30 saniyede bir siber saldırı olduğunu belirten Gölpınar, bu saldırıların yüzde 95’inin bireysel ve KOBİ’lere yönelik olduğuna vurgu yaptı.

KOBİ’lere yönelik siber poliçe

Gölpınar, “Bu yüzde 95’lik oranın içerisinde yüzde 43’ü KOBİ’lere yönelik. 2015 yılında yaklaşık 3 trilyon dolarlık bir siber saldırı suç maliyeti var. Bunun 2021 yılı sonu itibariyle 6 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu risklere karşı bireysel poliçeler olsa da esas itibarıyla ticari işletmelere yönelik poliçeler önem arz ediyor. KOBİ’lere yönelik siber poliçelerde iş durmasını karşılayan bir bölüm var. Siber atak yapılıyor, sizin bilgisayarlarınız çöküyor ve bu sizin işinizin durmasına neden oluyor. Poliçede belirlenen limitler çerçevesinde iş durması zararı karşılanabiliyor. Veri koruma hasarları. Siber atak sonucunda yine poliçede belirtilen limitler çerçevesinde oluşan zarar işletmeye ödeniyor” diye konuştu.

Tedbirler yeterli olmayabiliyor

Programda şirketlerin aldıkları tedbirlerle kendilerini koruduklarını fakat siber korsanların da kendilerini geliştirdikleri için saldırıların engellenemediğini ifade eden Gölpınar, “Şirketler ne kadar çok koruma duvarı olursa olsun mutlaka bir yerden sızma oluyor. Bireyler açısından baktığımızda yoğunlukla şifre çalınma olayları ile karşılaşıyoruz. Kurumsallara yönelik olan siber poliçenin çok iyi anlatılması gerekiyor. Bu nedenle acentelerimize çok iş düşüyor.”

“Acentelerimizin poliçeye tam hakim olması ve kurum yetkilileri ile oturup detaylı bir şekilde konuşması gerekli. Şirketin büyüklüğüne göre hiçbir nokta aklanmadan teminatlar belirlenmeli. Bireysel siber sigortalarda teminatlar 20 bin liraya kadar oluyor. Kurumsallarda ise bu rakam çok daha fazla. Bu nedenle karşılıklı zararın oluşmaması için iyi çalışmak gerekiyor. Doğa Sigorta olarak bu konuda poliçe hazırlama aşamasındayız. Acente ve brokerlerimize gerekli desteği veriyoruz” diye konuştu.

Siber poliçelerle kişisel veriler de korunuyor

Gölpınar, siber poliçelerde önemli bir konunun ise kişisel verilerin korunması olduğunu da söyledi ve ekledi: “İşletmenin korumakla yükümlü olduğu kişisel verilerin herhangi bir atak sonucunda çalınması nedeniyle alacağı cezalar karşılanıyor. Sibel poliçelerde fidye teminatı da yer alıyor. Saldırı yapan kişi belli bilgileri eline geçirdikten sonra bunları geri vermek için belli bir para istiyor. İşte bu da fidye teminatı altında poliçede yer alıyor.”

Konut ve DASK’ta yüzde 48 büyüdük

Doğa Sigorta olarak 2020 yılını beklentilerini üzerinde kapadıklarını belirten Gölpınar, “Toplamda yüzde 17 büyüdük. Branş bazında baktığımızda trafik branşında yüzde 8-9 bandında, kaskoda yüzde 17.5-18 büyümemiz söz konusu. Esas ağırlık verdiğimiz yangın ve onun alt bileşenleri olan konut ve DASK’ta yüzde 48’lik büyüme gerçekleştirdik. Dolayısıyla 2020’de başarılı bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim” dedi.

Sektör ilk üç ayda bir durgunluk yaşadı

2021 yılının ilk 3 ayında pandeminin derinleşmesi ve uzamasından dolayı tüm sektörlerde belli bir durgunluğun yaşandığına vurgu yapan Gölpınar, “Bir yıl öncesi ile mukayese ettiğinizde beklentiler uzadığından dolayı hafif moral bozuklukları ve sektörel daralmaları görüyoruz. Buna rağmen sigorta sektörünün her konuda ve her şartta çalışma şansı var. 2021’in ilk üç ayında bir miktar daralma görülmeye başlandı. Fakat her şeye rağmen 2020’nin Mart sonu ile 2021’in Mart sonunu mukayese ettiğimizde; Hayat dışında geçen sene ilk 3 ayda 17.6 milyar liralık üretim yapılmış. Bu sene ise 21.4 milyarlık üretime ulaşıldı. Yaklaşık yüzde 21’lik artış var. İçinde bulunduğumuz şartlar göz önüne alındığında gerçekten fena sayılmayacak bir artış gerçekleşti. Enflasyondan arındırmadığımızda net büyüme yüzde 4-4.5 gibi bir rakama tekabül ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Gölpınar, trafik branşının prim üretiminde 4.6 milyardan 4.7 milyara yükseldiğine de vurgu yaptığı programda poliçe satışlarında da aynı oranda büyüme gördüklerine dikkat çekti. Gölpınar, “Kaskoda da yaklaşık yüzde 30’luk bir büyüme var. Trafiğin yüzde ikisine karşı kasko yüzde 30 büyümüş. Bunun sebebi ise araç değerlerinin artmış olması. Yangında da sektör ilk 3 ayda büyüme gösterdi. 2.5 milyarlık üretimden 3 milyarlık üretime yükseliş var. Yaklaşık yüzde 28 büyüme söz konusu. Sağlık branşında da yüzde 18.5 büyüme var” diye konuştu.

Trafik ve kaskoda dengeli gitmeye çalışıyoruz

Programda Doğa Sigorta’nın büyüme rakamlarına da dikkat çeken Gölpınar, şunları söyledi: “Doğa Sigorta olarak ise ilk 3 ayda bu rakamlara paralel bir büyüme gösterdik. Doğa Sigorta’nın genel büyümesi yüzde 18. Trafikte ise yüzde 3’lük büyümemiz söz konusu. Yangın branşında sektörle paralel büyüdük. Kasko ve sağlıkta ise sektöre nazaran yüzde 27’lik bir büyüme gerçekleştirdik. Ancak Mayıs ayından itibaren biraz daha fazla durgunluk öngörülüyor. Mayıs ayı itibarıyla vaka olaylarının artması ve tam kapanmanın getirmiş olduğu bazı küçük daralmalar da söz konusu. Trafik ve kasko branşında dengeli bir şekilde gitmeye çalışıyoruz.”

“Amacımız genel yapı içerisinde bir denge yakalamak. Kriz dönemlerinde özellikle kaskoda bireysel bazda bir miktar azalma oluyor. Ama yangın sigortalarına bakacak olursak, büyük ölçekli şirketler sigortalarını mutlaka yaptırmak zorunda. Çünkü büyük riskler taşıyorlar. Büyük emekler verilerek oluşturulmuş tesisler her türlü riske karşı belli teminatları almaları çok önemli. Bilinçli olan KOBİ ölçeğindeki işletmeler de sigortayı devam ettiriyor.”

En iyi satış kanalımız acentelerimiz

Gölpınar, Doğa Sigorta olarak en iyi satış kanallarını acenteler olduğuna vurgu yaparak, “Acentelerimize tutarlı, kararlı, daima onların yanında olduğumuzu hissettirip, hızlı servis vermemiz ve hasar anında da her türlü ilgiyi hızlı gösterdiğimiz takdirde bir şekilde size de talep oluşuyor. Yangın sigortalarındaki artışımızı bu şekilde sağladık. Kararlı bir şirketiz ve dengeli olmaya çalışıyoruz. Sözümüzün daima arkasındayız ve acentelerimize en iyi desteği verme azmindeyiz. En hızlı servisi vererek acentelerimizi daima dinlemeye çalışıyoruz” diye konuştu.

Sigortada penetrasyonunun artmasında en önemli görevin acentelere, sigorta şirketlerine ve Türkiye Sigorta Birliği’ne düştüğüne dikkat çeken Gölpınar, şöyle devam etti:

“Devletimizin de katkısıyla sigorta bilincini arttırmamız ve geliştirmemiz gerekiyor. Şirketlerin tüm Türkiye’deki uzantıları acentelerdir. Bu nedenle acentelerimiz çok iyi eğitim almalı. Acentelerimiz ağırlıklı olarak kasko ve trafik branşı ile ilgileniyor. Ama bunun dışında temel sigortacılığın bir sürü kolları var. Acentelerimizin bunları çok iyi bilmesi lazım ki bulundukları yerlerdeki kuruluşlara, KOBİ’lere, bireylere aktarabilsinler. Sigortacılığın en önemli kollu olan acente ve brokerlerin donanımlarının çok iyi olması gerekiyor.”

Under writer konusunda zayıflama var

Gölpınar’a göre ‘under writer’ konusu sigortacılığın temelini oluşturuyor. ‘Under writer konusu tüm sigorta branşlarında geçerli ama özellikle yangın ve onun alt branşlarında çok önemli’ diyen Gölpınar, şunları söyledi: “Şirketlerde riski kabul eden, inceleyen, yapılıp yapılmamasına karar veren ve fiyatlandıran kişilere under writer, bu işleme de under writer diyoruz. Çok uzun süredir sektörün içerisindeyim. Under writer açısından ele aldığımızda bazı zayıflıklar görüyorum. Genel olarak riskin değerlendirmesi birkaç noktaya bağlıdır. Riskin önce bir kokusunu almak lazım. Riskin analizinin yapıldığı bir risk raporu mutlaka oluşturulmalı.”

“Şirketlerde 1990 yılından beri risk mühendisliği bölümleri kuruldu. Her şirkette olduğu gibi bizde de risk mühendisleri bulunuyor. Onlar belirli boyuttaki işleri sigortalı olmadan önce gidip görür ve risk raporu hazırlarlar. Under writer’lar, bu rapora bakarak şirketin risk kabul politikasıyla karşılaştırırlar. Böylece bir sınıflama ve fiyatlandırma ortaya çıkar.”

Gölpınar, son dönemde kişilerin iyi under writer olmalarını sağlayacak bazı özelliklerin ortadan kalktığını da dikkat çekerek, “Süreçler artık robotikleşmiş durumda. Risk mühendislerinden gelen rapor ve şirketin kabul politikasına bakılıyor ona göre karar veriliyor. Aslında 3. bir önemli konu var. O da under writer’ın kendi bilgi birikimi ile riskten alacağı kokudur. Under writer’ın karşılığı zaten budur. Under writer kurallarda yazdığı gibi uygulama yapan kişi değildir. Bunların dışında da bazı noktaları örmesi gerekiyor. Buna iç his denebilir. Android uygulama yaparken kendi iç hissini de kullanmalı. Bazen risk analiz raporu kötü çıkabilir şirket kurallarına uymayan bilir ama kendi tecrübesi neticesinde o poliçeyi düzenleme kararı verilebilir. İyi bir under writer aynı zamanda iyi koku alan bir kişidir” değerlendirmesini yaptı.

Tamamlayıcı sağlığa yoğunlaştık

Doğa Sigorta olarak sağlık sigortalarına çok önem verdiklerini belirten Gölpınar; artık özel sağlık sigortalarının yanında tamamlayıcı sağlık sigortalarının da değer kazanmaya başladığına vurgu yaptı. Gölpınar, şöyle devam etti: “Bunların ikisinin de kullanıldığı hibrit sistemler de var. Doğa Sigorta olarak daha çok tamamlayıcı sağlık sigortasına yoğunlaştık. Sağlık sigortalarında dikkat edilmesi gereken en önemli konu genç yaşta sisteme dahil olmaktır. Yaş ilerledikçe ödenecek prim de yükselecek. Zaten ilerlemiş yaşlarda sisteme girmek pek mümkün olmuyor. Tamamlayıcı sağlık sigortasında esnek bir yapıya sahibiz. Tamamlayıcı sağlık sigortasının dahil olduğu tüm hastanelerin dışında ufak bir prim artışıyla üst segment hastanelerden de sigortalılarımız faydalanabiliyor.”

Tüm personel evden çalışıyor

Gölpınar, pandeminin birçok alışkanlıkları değiştirdiğini de söyledi. “Pandemi bittikten sonra da birçok faaliyetimizi bu şekilde devam ettireceğimizi düşünüyoruz” diyen Gölpınar; şirkete sadece dönem dönem gittiklerini ifade etti. Şirkette bulunan 280 personelin pandemi nedeniyle tamamen home ofis olarak çalıştığını belirten Gölpınar; “Teknolojik olarak iyi bir alt yapımız var. Tüm toplantılarımızı sanki şirketteymiş gibi sürdürebiliyoruz. Acentelerimize de olabildiğince en iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz” dedi. Gölpınar, “Bu süreçte personelimizden ‘pandemi bir an önce bitse de şirkete geri dönsek’ şeklinde bildirimler alıyoruz. Evden çalışmak ilk etapta insanlara iyi geldi. Fakat zaman ilerledikçe şirkete dönmek gibi bir beklenti oluştu” diye konuştu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER