4 Temmuz 2022, Pazartesi
spot_img

Global şirketler

kontrasigortaKontra Sigortacı tüm yazıları
Merhaba değerli okuyucularımız, Hayat dışı sigorta sektörünün 9 aylık verileri kısa süre önce açıklandı ve sektörün yüzü biraz olsun gülmeye başladı diyebiliriz. Zira sonuçlara baktığımızda, trafik sigortası hariç çoğu branşta şirketlerin teknik kâr yazmaya başladığını görebiliriz. Demek ki neymiş? Çalışınca oluyormuş! Şaka bir yana, özellikle kasko branşındaki düzelme, sektörümüzün artık aklını başına aldığını ve doğru primle iş yazmayı başarmaya başladığını gösteriyor. Darısı başta trafik olmak üzere, diğer branşların da başına diyerek bu mevzuyu kapatalım. Efendim, bu ayki asıl konumuz global şirketler ve onların ülkemizdeki iştirakleri olacak. Sizlerin de bildiği üzere 2005 yılından beri ülkemiz sigorta sektörü yoğun biçimde global firmaların ilgi alanında bulunuyor. Yapılan satın almalar, birleşmeler ve yeni kurulumlar sonucunda sektörümüzün çok büyük bir kısmı yabancı sermayenin elinde ve bunların da önemli bir kısmı gelişmiş ülkelerin global sigorta şirketlerinin yapılanmaları. Bu global zincir şirketlerin bir kısmı uzun süredir ülkemizde faaliyette bulunurken, önemli bir kısmı da son 8 yıl içerisinde ülkemize giriş yaptı. Şu anki duruma bakıldığında bir kısmı başarılı olmuş görünüyor ancak önemli bir kısmı da uzun yıllar zarar etmiş. Bir kısmı zararını azaltsa da önemli bir kısmı zarar etmeye veya bekledikleri kârları alamamaya devam ediyor. Hatta piyasada bazı önemli grupların Türkiye’deki iştiraklerini satmayı veya tasfiye etmeyi bile düşündükleri konuşuluyor. Son birkaç aydır güzide sigorta basınımızın internet sitelerinde global şirketlerle ilgili bazı haberler çok dikkatimi çekmeye başladı. Bir gün bir bakmışız “felanca sigorta şirketi – hem de en büyük şirketlerden biri- davayı kaybetti ve binlerce insana tazminat ödeyecek” yazıyor. Merakla haberin devamına baktığımızda, Avrupa’da finansal krizle ilgili bir davanın sigorta şirketinin aleyhinde sonuçladığı ve Türkiye’de de aynı isimle iştiraki bulunan bu büyük şirketin ülkemize göre çok büyük, ama Avrupa ölçeğinde orta büyüklükte bir miktar tazminat ödeyeceği yazıyor. Haberin devamını okumasanız o şirket ayvayı yedi zannedeceksiniz, ama işin aslı öyle değil. Hadi bu örnek o sitenin çarpıtması diyelim. Sonraki gün bir başka haber daha: “Filanca sigorta şirketi kârını şu kadar artırdı”. Önce şaşırıyoruz tabii ki, çünkü o şirket Türkiye’de kâr etmiyor diye biliyoruz ve haberin detayına bakıyoruz. Detayda şirketin global olarak ettiği kâr yazıyor ve Türkiye’den hiç bahsedilmiyor! Bu da şirketin çarpıtması. Türkiye ile ilgili yazacak iyi bir şey olmadığı için ana şirket veya grupla ilgili yazmak zorunda kalınıyor herhalde. Yani, haber aslında doğru ama Türkiye’deki internet okuyucusunu ilgilendiren bir haber değil sonuçta. Buna benzer birkaç haber daha dikkatimi çekti de yazmak istedim köşemde. Ben bir internet haber okuyucusu olarak sektörün hangi tarafında olursam olayım; yani şirket çalışanı, acente, eksper, broker veya müşteri olayım farketmez, bir sigorta şirketinin bilmem nerede kaybettiği dava veya global olarak kârını ne kadar artırdığı beni pek ilgilendirmiyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER