30 Kasım 2021, Salı
spot_img

İş insanı ve esnaflık arasındaki derin fark

Türk ticaret kanunu esnaf ve tacir kavramlarını tanımlıyor. 12. Madde’de ticari işletmenin sahibi diyor. Ayrıca bir de basiretli tacir kavramı var ki, hukuki literatürde şöyle geçiyor:  “Basiretli Tacir, geleceği gören, sezgisi yüksek, dikkatli ve yapacaklarının nereye varacağını bilen ya da bilmesi gereken, ticari iş, işlem ve eylemlerinin hukuki, mali ve ticari sonuçlarını öngörmesi gereken kişidir.”

Tanımdan hareketle basiretli tacir kavramının tam karşılığına, “iş adamı”, “iş kadını”, daha doğrusu “iş insanı” diyoruz.

Yazımızda “esnaf” diye sözünü edeceğimiz kavramı ise, hukuki ve mali literatürde geçen esnaf değil, Türkiye gibi ekonomik dinamikleri sürekli değişen, istikrarın olmadığı zor koşullarda hayatını idame etmeye çalışan, zaman zaman uyanık ve hatta bazen de kurnaz olmak durumunda olan ticaret erbabı olarak tanımlayalım.

Aslında iş insanlarının zaman zaman esnaf rolü oynayıp, oynamama zorunluğu ve eğer oynamak zorunda ise, bunun ölçüsünü tartışmak istiyorum. Hadi gelin birkaç madde ile iş insanında olması gereken şeyleri sıralayalım.

  • Olayları, olguları sadece ulusal değil küresel ölçekte takip edebilen, ekonomi, siyaset, dış politika perspektifinde verilere dayalı analiz yapabilen, öngörüler ortaya koyabilen, bu bağlamda fırsat ve riskleri görebilen kişidir.
  • Liderlik özelliklerine sahiptir. Karizmatiktir. Ancak egolarını kontrol altına almayı başarmıştır.
  • Vizyoneldir. Her zaman Türkiye gibi bir ülkede güncellediği, gelecek perspektifine sahiptir.
  • Kararlıdır ve sabırlıdır. İş hayatının iniş çıkışlarla dolu olduğunu bilir bu bağlamda asla motivasyonunu kaybetmez. Etrafındakilerin motivasyonunu sürekli yüksek tutar.
  • Titiz ve özenlidir. Ayrıntılara boğulmaz, ama gerekli olanları ıskalamaz.
  • İlişki yönetimini çok iyi bilir. Müzakere yeteneği yüksektir. Gerektiğinde diplomatik bir üslup takınmasını bilir
  • Bir dünya görüşü vardır ama siyaseten taraf olmaz.
  • İnsanları dinler ve farklı görüşlere değer verir. Etrafında sadece kendisini alkışlayan değil, ortak aklın gücüne inanan bir takım ile hareket eder. Dolayısıyla kararlarını alırken önce tüm görüşleri dinler, daha sonra nihai kararı verir, karar verirken de gerekçelerini arkadaşlarına anlatarak olabildiğince onları ikna etmeye çalışır.
  • İnsana yatırımın sağlam bir gelecek kurgusu olduğunun farkındadır. Şirket içerisindeki tüm insanların gelişimini amaçlar. Herkes için geçerli yalın ve adil kariyer planını ortaya koyar.
  • Gerektiği noktada işin icrasını profesyonelleri devretmesini bilir. Dolayısıyla kurumsal bir yapı içerisinde bir patron şirketinden, markası küresel düzeyde güçlü bir şirkete dönüşmeyi hedefler. Bu bağlamda her bir hissedarın haklarını gözeterek yatırımların karşılığını yüksek seviyede almalarını hedefler.
  • Öz disipline sahiptir, çalışkandır, hedef odaklıdır.
  • Rakiplerine değer verir. Onları çok yakından takip eder, ama taklitten daha çok sürekli daha iyisini yapmayı hedefler.
  • Sürekli öğrenmeye ve kendisini geliştirmeye odaklıdır. Bunun için para harcamaktan ve zaman ayırmaktan imtina etmez.
  • Ailesinden ve sosyal yaşamından ödün vermez. Kişisel beden sağlığına özen gösterir, düzenli bir yaşam sürer.

Öte yandan, İş insanı olduğunu iddia ederken aslında aşağıdaki çizilen çerçeve içerisinde davrananların Türkiye ortalamasını yansıttığını da belirtmeliyim.

  • Genelde karşıdakinin kendisinden daha saf olduğu varsayımı ile ticari yaklaşım sergiler.
  • Rakiplerine her zaman tepeden bakar.
  • En çok o konuşur, kendisini hayatın merkezine koyar ve egosunu kontrol edemez.
  • Lüks onun için tam bir yaşam stilidir. Başka bir ifade ile, onun kimlik çözümüdür.
  • Kararları genelde kısa vadeli, vur-kaç karlar üzerinedir.
  • İnsan odaklı değildir. Bu nedenle çalışanların ne düşündüğünün önemi yoktur. Kendisini, onları iş ve refah sahibi yapan kişi olarak görür.
  • Veri elde etmek için para ödemez. Çünkü kendisinin hissiyatı liderliği ya da öngörüleri zaten her şeyin üzerindedir.
  • Sistemlere inanmaz. Çünkü bu anlayışın şirketi hantallaştırdığını düşünür.
  • Mevzuat takibi çoğu kez angaryadır. Bu bağlamda riskler almaktan çekinmez.

Son söz olarak şunu söyleyelim: Gerçek iş insanı, böyle birisi ile iş yapmak zorunda kalırsa, esnaf gibi davranmasında sakınca olmasa gerek.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER