22 Eylül 2021, Çarşamba
spot_img

‘Sigorta şirketleri doğru kaptanlık gerekecek evreye girdi’

Yapay zekâ gibi teknolojilerin ve UFRS-17’nin sigorta şirketlerinin aktüerler gibi nitelikli işgücü ihtiyacını artıracağını belirten Aktüerler Derneği Başkanu Şirzat Çetinkaya, “Şirketler için doğru kaptanlık gerekecek bir evreye girdik. Yelkeniniz yoksa, rüzgar olsa da gitmek istediğiniz rotaya ilerleyemezsiniz” diyor.

ALP SÜER

Geleceğin gözde meslekleri arasında, ‘aktüerliği’ de saysak, abartmış olmayız. Bundan 20-30 yıl öncesine kadar belli sektörlerde çalışan aktüerler artık, başta sigorta şirketleri olmak üzere birçok sektörde faaliyet gösteren şirketler tarafından istihdam ediliyor.

Son yıllarda analitik düşünce yeteneği olan, sayısal zekâya sahip birçok gencin de söz konusu mesleği tercih ettikleri gözlerden kaçmıyor.

Ülkemizde, gelişmiş ülkelere kıyasla aktüer sayısının azlığı da mesleğin cazibesini bir kat daha artırıyor. Türkiye’de aktüerlik deyince; ilk akla gelen kurumların başında da ‘Aktüerler Derneği’ geliyor. Genç aktüer adaylarına da büyük destek olan Dernek, temmuz ayında da Şirzat Çetinkaya’yı Başkan olarak seçti.

Biz de Hayatımız Sigortalı Dergisi olarak, bayrağı, Taylan Matkap’tan devralan Çetinkaya’yı bu ayki kapağımızda yer verdik. Aktüerlik mesleğinin geleceği ve Aktüerler Derneği hakkında sorularımızı yanıtlayan Çetinkaya, önümüzdeki dönemde daha çok aktüerin sigorta şirketleri tarafından istihdam edileceği düşüncesinde.

Gerek yapay zekâ ve makine öğrenmesi gibi teknolojilerin, gerekse 2023’de başlaması beklenen ‘Uluslararası Finansal Raporlama Standartları-17’nin (UFRS-17) sigorta şirketlerinin aktüerler gibi nitelikli işgücüne ihtiyacını artıracağını belirten Çetinkaya, “Şirketler için doğru kaptanlık gerekecek bir evreye girdik. Yelkeniniz yoksa, rüzgar olsa da gitmek istediğiniz rotaya ilerleyemezsiniz” diyor.

Bakarken gören, görürken anlam çıkaran kişiler değerli

Güzel bir ifade ile “Veri biliminin avantajlarından faydalanmak isteyen şirketler için bakarken, gören, görerken de anlam çıkarabilen kişiler değerlidir” diyen Çetinkaya, sigorta şirketlerinin yaptıkları bilgi teknolojileri yatırımlarının yanında, deneyimleri, tecrübe ettikleri vaka sayıları, koydukları farklı bakış açıları ile aktüerleri önümüzdeki dönemlerde tercih edebileceklerini ve tercih etmeleri gerektiğini düşünüyor.

Çetinkaya’nın paylaştığı verilere göre, 100 bin kişiye düşen aktüer sayıları, Fransa’da 4, Yunanistan’da 1, İtalya’da 4, Hollanda’da 8, İspanya’da 3, Birleşik Krallık’ta 22, Almanya’da 6 iken, Türkiye’de sadece 0,2. Bu da bir anlamda Türkiye’de gidilecek çok yolun olduğunu ortaya koyuyor.

Çetinkaya’ya göre yeni bilgi teknolojileri aktüerler açısından da büyük avantajlar sağlıyor.

Aktüerlerin; “Ne oldu? Neden oldu? Ne olacak? Ne yapmalıyım?” sorularına yanıt bulmaya çalışan, merakı yüksek profesyoneller olduğunu vurgulayan Çetinkaya, “Bu çerçeveden bakınca uzun yıllardır alanlarında kullanabilecekleri teknoloji ve modelleme gelişmelerini takip ediyorlar.  

Yeni tekniklerin, geleneksel yaklaşımlardan daha iyi bir şekilde riskleri anlamaya yardımcı olması, artan veri boyutları ve çeşitliliğinin ele alınmasında kolaylık sağlaması, risk faktörlerini anlamak ve aralarındaki bağıntıyı keşfetmeye yardımcı olması, pazarlama, underwriting, ürün geliştirme, hasar, karar verme analizleri, davranış analizlerinde kullanabilecek yaklaşımlar sunuyor olması aktüerler için bir avantaj” diyor.

Çetinkaya’ya göre UFRS-17 de sigorta şirketlerinin önümüzdeki dönemde daha fazla aktüer istihdam etmelerinde etkili olacak. UFRS-17’nin sigorta şirketleri açısından da köklü değişiklikler getirdiğini belirten Çetinkaya, “UFRS-17, şirketlerin sistemlerini gözden geçirmesine, süreçlerini geliştirmesine ve veri yeterliliklerini geliştirmesine neden olacak. Tüm bunlar aktüerlerin yapmak istediği çalışmalar için bir avantaj olarak geri dönecek.

Aktüerlerin çalışmaları arasında, piyasa takibi ve rakip analizleri de önemli bir yer tutuyor. Yeni raporlama yaklaşımları ile şirketler, rakipler ve bilanço sonuçları ile ilgili detay bilgilere sahip olabilecek” diye konuşuyor.

Pandemide yeni çalışma düzenine kolay adapte olduk

Çetinkaya’ya pandemi döneminin aktüerler açısından nasıl geçtiğini ve pandemi döneminin aktüerlik mesleği üzerindeki etkisini de sordum. Çetinkaya, öncelikle aktüerlerin pandemi döneminde yeni çalışma düzenine kolay adapte oldukları düşüncesinde.

Şirket içi iletişimin, aktüerler için oldukça önemli olduğunu vurgulayan Çetinkaya, şu görüşleri dile getiriyor: “Pandemi döneminde, hızlı mesajlaşma ya da görüşme araçları kullanıldı. İletişim yönünde, göz ve beden dili kullanımları, video konferanslar yolu ile iletişimin sağlanması nedeni ile mevcudiyetini yitirdi. Bu da aktüerlerin karmaşık model ve onlardan elde edilen çıktıların, profesyonel bir dil ve yalın bir çerçeveden, net bir ifade ile anlatım yoluna gitmesine neden oldu ve anlatım yetenekleri gelişti. ”

Pandemi döneminde birçok aktüerin, virüsün olası etkilerini anlamak için model geliştirme üzerine çalışmalar yaptığını belirten Çetinkaya, “Varlık ve yükümlülük, fiyatlandırma, hasar varsayımları incelendi; model varsayımları arasına daha önce olmayan atipik değişkenler eklendi.

Olası etkileri farklı senaryolar üzerinden görmek amacı ile etki-tepki analizleri ve simülasyon modelleri kuruldu. Böylece aktüerler, deneyimlerini ve tecrübelerini, ilk kez bu denli önemli bir salgın üzerinde kullanma şansı elde ettiler ve şirket stratejilerinin şekillenmesinde yol gösterici oldular” diyor.

Dernek ve dernek üyeliği hakkında da sorularımızı yanıtlayan Çetinkaya, Uluslararası Aktüerler Birliği ve Avrupa Aktüerler Birliği’ne tam üyelik sonrasında Dernek üyelik şartları ve koşullarının da değiştiğine dikkat çekiyor.

Artık Dernek’e asli üye olmak için aktüerler siciline kayıtlı olmanın yeterli olmadığını belirten Çetinkaya, şu bilgileri veriyor: “Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan aktüerlik sınavlarını başarı ile tamamlamış ve Dernek’e üye olmak isteyen kişilerin ‘Etik ve Profesyonellik Eğitimi’ ve ‘Branşlaşma Eğitimi’ de almaları gerekiyor.

Dernek olarak profesyonellik ve etik eğitimini düzenliyor, branşlaşma eğitimi üzerine ise çalışıyoruz; yakın zamanda üyelerimiz için faydalı bir içerik ile eğitimlere başlamak istiyoruz.”

Sektörde prim üretimi bu yıl 100 milyar TL’yi geçer

Kendisine, ilk 7 ayda sigorta sektördeki reel daralma ile ilgili düşüncelerini sorduğum Çetinkaya, sektörün ilk kez reel olarak daralmadığını, geçmiş yıllarda da reel olarak küçülmelerin görüldüğünü hatırlatıyor.

Bu yıl yaşanan daralmanın, ‘trafik sigortaları’ kaynaklı olduğunu vurgulayan Çetinkaya, “Trafik sigortaları, adet olarak geçen yılın üzerinde olsa dahi prim olarak ilk 7 ayı reel olarak geride tamamladı.

Bu arada önceki yıllarda gerçekleşen değişimler üzerinde trafik sigortalarının önemli bir etkisi bulunuyor. Sektörün, yaşanan ekonomik toparlanma ile birlikte yılı 100 milyar TL’nin üzerinde bir prim ile kapatabileceğini düşünüyorum” diyor.

Trafik dışındaki branşlarda sigortalılık oranı artmalı

Trafik sigortalarının, zorunlu ve sigortalılık oranının yüksek olduğunu hatırlatan Çetinkaya, trafik dışındaki branşlarda da sigortalılık oranının artması gerektiğini düşüncesinde. Yapılan akademik araştırmalara göre sigorta prim üretimi ile ilişkili bazı faktörlerin mevcut olduğuna dikkat çeken Çetinkaya, söz konusu faktörleri; kişilerin riskten kaçınma alışkanlıkları ve davranışları, kişilerin gelirlerinin ve refah seviyesinin sigorta tüketimi ile olan elastikiyeti, bankacılık sisteminin ve finansal sistemin gelişmişliği, eğitim düzeyi, kentleşme, beklenen yaşam süresi, sosyal güvenlik sistemi, hukuk sistemi, enflasyon, ekonomik ve finansal krizler, tüketicilerin sigorta ürünlerine ilişkin bilgi seviyesi ve edindiği deneyimler olarak sıralıyor. Üretim üzerinde etkisi olan faktörlerin bir kısmını sektörün kendi içerisinde çözebileceğini, ancak bazı faktörlerin çözümü için sektörün gayreti dışında iyileşmelerin görülmelerinin gerekeceğini ifade eden Çetinkaya, “Trafik dışındaki branşlara ilişkin sigortalılık oranı arttığı takdirde tek branşa bağlı dalgalanmaların görülme olasılığı da azalacak” diyor.

Aktüer adayları sormak, cevap aramak ve öğrenmekten vazgeçmesin

Öğrencilik bittikten sonra, iş hayatına akademisyen olarak başlayan Çetinkaya’dan aktüer olmak isteyen üniversite öğrencilerine tavsiyelerini de aldık.

Aktüer olmak isteyen gençlerin, yabancı dil sorununu mutlaka çözmelerinin gerekli olduğunu belirten Çetinkaya, “Sektörün çoğunluğu yabancı yatırımcıya ait. Bununla birlikte, sadece yatırımcılar için değil, güncel gelişmeleri takip etmek ve gelişimlerini destekleyici faaliyetleri kaçırmamak için de yabancı dil gelişimi çok önemli” diyor.

Gençlerin, meraklı ve araştırmaya açık olmaları ve sürekli kendilerini geliştirmeye adamaları gerektiğini savunan Çetinkaya, “Aktüer adayları, aktüeryanın, teori ve pratiğin buluştuğu her türlü çalışmanın içinde olmaları gerekiyor. Bu anlamda okulda yaptıkları projeler, katıldıkları etkinlikler, katıldıkları yarışmalar çok faydalı.

Mümkün ise aldıkları eğitimi kullanabilecekleri ya da geliştirebilecekleri alanlarda staj yapmalarını tavsiye ederim. Geleceğin, teknoloji tarafında hızla evrildiğini görüyoruz; bu gelişim aktüeryal yaklaşımları da değiştirip çeşitlendiriyor. Bu nedenle yazılım öğrenmeleri oldukça önemli; özellikle açık kaynaklı kodları öğrenebilecekleri ücretsiz platformlar mevcut; bunları mutlaka değerlendirmeliler.

Çalışma hayatına hazırlık için simülatöre binmek gibi üniversite eğitimleri sırasında mutlaka vaka analiz çalışmaları yapmalarını da tavsiye ederim” diye konuşuyor.

Aktüer olmak isteyen gençlerin, toplumun beklentilerini anlamasının da oldukça önemli olduğunu ifade eden Çetinkaya, en çok ama en çok sormaktan, cevap aramaktan ve öğrenmekten vazgeçmemeliler…” diyor.

Klasik otomobillere meraklı, hayali Chevrolet Impala sahibi olmak

Sıra geldi, Şirzat Çetinkaya’yı aktüer kimliği dışında tanımaya. Çetinkaya’dan biraz da hobi ve kişisel ilgi alanlarını öğrenmek istedik. Aktif olarak spor yapmadığını, buna karşın yürümeyi çok sevdiğini belirten Çetinkaya, “Yürümek, düşünmeme ve karar vermeme yardımcı oluyor” diyor.

Masa tenisi oynamaktan da büyük keyif aldığını söyleyen Çetinkaya, aynı zamanda Beşiktaş taraftarı. Beşiktaş’ın maçlarını kaçırmamaya gayret gösterdiğini ve zaman zaman programını ona göre ayarladığını dile getiriyor.

Kendisinden öğrendiğimize göre, klasik otomobillere da meraklı olan Çetinkaya, bu konudaki hedefini, “Hayalim Chevrolet Impala 1967 SS sahibi olmak; ancak kolay gözükmüyor” diye açıklıyor. Anne tarafı Bolu-Mengen’li olan Çetinkaya için yemek konusu çok önemli. Zaman zaman mutfağa girip yemek de yapan Çetinkaya, “Kahvaltı hazırlamayı özellikle seviyorum. Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi var” diyor.

İyi bir aile babası da olan Çetinkaya, boş vakitlerinin önemli bir kısmını da eşi, kızı ve oğluna ayırıyor.  Seyahat etmeyi de seven Çetinkaya, “En etkilendiğim kültür; Uzakdoğu oldu; umarım bir an önce bu dönemi atlatırız. Japonya’ya gitmeyi ve görmeyi oldukça istiyorum” diye özlemini dile getiriyor.

Müziğe ilgi duyan Çetinkaya’nın Jazz’da favorisi Miles Davis

Aktüerler Derneği Başkanı Şirzat Çetinkaya, sanatın hemen hemen her dalına meraklı. Kendisinden öğrendiğimize göre, müzik dinlemeyi çok seviyor ve amatörce gitar ve saz ile ilgileniyor; tek bir türe bağlı kalmadan kendi zevkine uygun olanı seçmeye çalışıyor. Klasik müzikte favori bestecisi Bach.

Jazz/blues türünde de Miles Davis ve Duke Ellington dinlemekten keyif alan Çetinkaya, Türk musikisinde, saz semailerini, özellikle Muhayyer Kürdi saz semaisi sevdiğini dile getiriyor. Klasik resim sanatına da ilgi duyan Çetinkaya, Aivazovsky’nin resimlerini oldukça beğendiğini söylüyor. Sinemaya da ilgi duyan ve fırsat buldukça izlemeye çalıştığını ifade eden Çetinkaya, “Oyunculuğun ön plana çıktığı film ve hikayeler ve hayal kurmamı sağlayacak bilim kurgu filmleri tercih ediyorum” diyor.

Çetinkaya’nın yerli yönetmenlerden favorisi; Zeki Demirkubuz. Edebiyata da ilgi duyan Çetinkaya’nın etkilendiği kitaplar arasında Nikos Kazancakis’in Zorba, Irvin Yalom’un Nietzsche Ağladığında, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü yer alıyor. Çetinkaya, İhsan Oktay Anar’ın kalemini ve Cemal Süreya’nın ise şiirlerini beğendiğini kaydediyor.

İş hayatına akademisyen olarak başladı

1981, Ankara doğumlu olan Şirzat Çetinkaya, Hacettepe Üniversitesi İstatistik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi Aktüerya Bilimleri ve ODTÜ Finansal Matematik Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini, Doğuş Üniversitesi Finansal İktisat programında ise doktora eğitimini tamamladı. Çalışma hayatına, 2004 yılında Hacettepe Üniversitesi Aktüerya Bilimleri Bölümü’nde akademisyen olarak başladı.

2008-2010 yılları arasında Yapı Kredi Sigorta’da aktüer olarak görev aldı. 2010-2012  yılları arasında Aksigorta’da sorumlu aktüer olarak çalışan Çetinkaya, 2012-2018 yılları arasında Güneş Sigorta’da Aktüerya Bölümü ve Oto Teknik Bölümleri’nden Sorumlu Müdür olarak görev aldı. 2018 yılından bu yana BNP Paribas Cardif’de de Aktüerya Bölümü ve Veri Analitiği Bölümleri’nden Sorumlu Direktör olarak görevini yürütüyor. Çetinkaya, aynı zamanda Aktüerler Derneği ve Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Hayat Dışı Aktüerya Komitesi Başkanı ve Aktüerlik Sınav Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi.”

Aktüerler Derneği’nin ajandasında ne var?

  • Uluslararası Aktüerler Birliği ve Avrupa Aktüerler Birliği’nin komitelerinde ve çalışma gruplarında üyelerimiz bulunuyor. Önümüzdeki dönemde de amacımız, yurtdışındaki varlık ve etkinliğimizi arttırmak olacak.
  • Dernek olarak bir ‘özgeçmiş havuzu’ kurduk. Buraya iş aramak isteyen öğrenciler, kişiler özgeçmişlerini bırakıyor; bizler de bunu, özgeçmiş isteyen firma ve kişilerle paylaşıyoruz. Elimizden geldiğince iş bulmak isteyen kişilere destek olmaya devam edeceğiz.
  • Herkesin eşit şartlara sahip olarak aktüerya alanında çalışmasını sağlayabilmek adına ‘Aktüerler Derneği Kitaplığı’nı Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde kurduk. Kitaplığımızı geliştirmeye ve büyütmeye devam edeceğiz.
  • Üniversitelerimiz ile iletişimi oldukça önemli görüyoruz. Bizlerde bizden destek istendikçe elimizden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde üniversiteler ile toplantılar organize ederek ziyaretlerde bulunacağız.
  • Düzenli olarak her yıl aktüerya alanında farklı bakış açılarını paylaşmak üzere seminerler ve konferanslar düzenliyoruz. Önümüzdeki süreçte yurtdışı misafirlerin katılımı ile farklı konularda düzenleyeceğimiz seminerlerimiz olacak.
  • Dernek olarak verdiğimiz ‘Etik ve Profesyonellik Eğitimi’ni önümüzdeki dönemde dijital ortama taşıma düşüncemiz mevcut.
  • ‘Branşlaşma Eğitimi’ üzerine çalışıyoruz; hayat ve hayat dışı olmak üzere iki alan için içerik oluşturmaya başladık. En kısa sürede bu alandaki eğitimlerimizi de gerçekleştirmek istiyoruz.
  • En büyük hedefimiz 4 yılda bir düzenlenen Uluslararası Aktüerler Kongresi’nin, 2030 yılında Türkiye’de gerçekleşmesini sağlamak.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER