Sinan Canan: Gerçek örneklerle tanışan insanların sigorta yaptırası geliyor

0
34

Sinirbilim Uzmanı-Yazar Prof. Dr. Sinan Canan, “Gerçek örnek ve onların hikayeleri ile karşılaşmak insanları sigortaya daha fazla yönlendiriyor. Sigortanın bir insanın hayatını 180 derece değiştirdiğini gören insanlar bundan etkileniyor” dedi.

Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB), “Geleceği Birlikte Şekillendiriyoruz” başlığı altında düzenlenen ‘Dağıtım Kanalları Paneli’nde konuşan Sinirbilim Uzmanı-Yazar Prof. Dr. Sinan Canan, özellikle sigorta acentelerine yönelik açıklamalarda bulundu.

Canan, TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı’nın açılışını yaptığı paneldeki konuşmasına, “Yüksek gelir grubundaki insanların psikiyatristlere daha çok başvuruları tesadüfi değildir” vurgusuyla başladı. “Maddi doyuma ulaşan insanlarda zamanla bazı sorunların gün yüzüne çıktığını görüyoruz” diyen Canan şunları söyledi: “Neden böyle oluyoruz sorusu büyük bir soru. Beden bilimleri ve biyolojinin bu anlamda bize söylediklerine kabataslak bakarsak; neden böyle olduğumuzu anlayabiliyoruz. Hepimizin içinde ‘Bir şeyleri yanlış yapıyoruz’ şüphesi hep var. Ama çok mücbir sebep olmadıkça o meselenin üzerine gidemiyoruz. Yani biz kendimizi bir türlü değiştirmeyi neden başaramıyoruz?”

21 yüzyılda medeni bir ortamda yaşadığımıza vurgu yapan Canan, “Yapacaklarımız belli. Kafamıza estiği gibi hareket edemiyoruz. Hatta birçoğumuzun küçük yaştan itibaren neler yapmamız gerektiği programlanıyor. Büyüyünce baba mesleğini sürdürmeyi buna örnek verebiliriz. Öğrendiğimiz bir şeyle ömrümüz boyunca devam etme güdüsünü taşıyoruz. Aslında bu çok anlaşılabilir beyinsel bir mekanizmadan kaynaklanır. Konfor devresi dediğimiz bir alan var bizim zihnimizde” dedi

Açıklamasını örnekle sürdüren Canan, “Bir toplantı salonunda eğitime girdiniz, rastgele bir yere oturdunuz. 2-3 saat o eğitimi dinlediniz ve sonra dediler ki ‘3 hafta sonra bu eğitimin ikinci bölümü var.’ 3 hafta sonra gelindiğinde katılımcıların yüzde 85’i bir önceki oturdukları yerde otomatik olarak oturuyor. Yani insanlar daha önce hasbelkader oturdukları yeri, ikinci defa gittiklerinde tercih ediyor. İnsanlara bunu sorduğumuzda alışkanlık üzerinde fazla düşünmedim cevabını alıyoruz” diye konuştu.

“Ancak beynimizin iki defa o salona girdiğimizde ne yaptığına bakarsak bize çok önemli şeylerin söylediğini görürüz” diyen Canan, şunları söyledi:

Belirlenemeyeni ön görmeyi hiç sevmeyiz

“Beynimizde ödül sistemi denilen bir yer var. Beynimiz dokonim denilen bir madde salgılar. Bu madde yaptığımız şeyden dolayı bize mutluluk verir. Yaptığımız şeyi yapar halde tutan aslında bu sistemdir. Biz bunun farkında olmadan otomatik olarak bu sistemin yönlendirmelerini alıyoruz. Beynimiz bizi hayat tutmak için çalışır. Beyin iki defa aynı koltuğa oturduğumuzda bize diyor ki ‘Daha önce burada oturdun ve ölmedin. Lütfen yine burada otur.’ Biz belirlenemeyen şeyleri ön görmeyi hiç sevmeyiz. Çok fazla strese sokar. Her gün yaptığımız her şey veya yapmadığımız şeyler hep bu sistem tarafından yönetiliyor. Yaptığımız işi yapış şeklimiz, aile ve arkadaşlarımızla iletişim şeklimizin hepsi otomatik pilot şeklinde gerçekleşiyor.”

Normalin dışına çıkmalıyız

Canan, “Bizim hayatımızda çok farklı açılımlar yapmamız gerekiyor. Başarılı insanların neler yaptığına bakarsak bu insanların hayatlarında bu konfor devrelerine aykırı hareket ettiğini görürüz. Bir şekilde olması gerektiği şekilde değil, kendi kafalarına göre takılıyorlar. Büyük risk alıyorlar, aşırı sıkıntı çekiyorlar. Ama sonunda bir şeyleri beceriyorlar. Sadece meşhur insanlar değil, normal hayat içerisinde de bazı insanlar bu döngüye aykırı hareket ediyor. Bu döngüye aykırı hareket eden insanların ortak bir özelliği var. Bu insanlar kendilerini mutlu hissediyor. Peki hepimiz neden bunu yapamıyoruz. Çünkü o konfor alanı dediğimiz noktada ne var ise bize her şey normal geliyor” dedi. 

Kaçırılmış muhteşem bir fırsat

Pandemi döneminde yaşadıklarımızı da anlatan Canan şöyle konuştu: “Covid-19 geldiği günden beri biz ‘Normale ne zaman döneceğiz?’ diye konuşuyoruz. Halbuki biz o dönemde de hayatımızda birçok şeyden şikayetçiydik. Ama şimdi o şikayet ettiğimiz hayatımız bize kaçırılmış muhteşem bir fırsat gibi görünüyor.”

Bir çok alanda sigorta poliçesinin olduğunu söyleyen Canan, “Poliçe yaptırmadan önce bu konuda özel bir çalışma yapmam gerekti. Fakat birçok insan rutin hayatın içerisinde sigortaya fazla yer ayıramıyor. Benim sigorta poliçelerine yönelmemdeki en önemli faktör kişisel örneklerle tanışmam oldu. Birçok insanda da böyle olduğunu düşünüyorum. Kişisel örneklerle tanışmak bu konuda etkili oluyor. Gerçek örnek ve onların hikayeleri ile karşılaşmak insanları sigortaya daha fazla yönlendiriyor. Sigortanın bir insanın hayatını 180 derece değiştirdiği bir örnekle karşılaşan insanlar bundan etkileniyor. Ve insanların sigorta yaptırası geliyor. Ürün yaparken fiyatı üzerinden pazarlama planlanıyor. Fakat insan beyninin hikaye üzerinde çalıştığını unutuyoruz. Eğer sigorta hikaye tarzında bir insana aktarılırsa o hikaye insanın düşünce tarzını değiştir” dedi.

Zararlı alışkanlıklardan kurtulmanın formülü: 21 gün

Canan, kendisine ayrılan sürenin sonunda zararlı alışkanlıklardan kurtulmanın formülünü de verdi. “Zararlı alışkanlıkları değiştirmek zordur” diyen Canan, “Bunu yapmak için niyet, gayret ve cesaretiniz olacak. Niyet edeceksiniz, gayret göstereceksiniz ve cesaret zamanı geldiğinde de sadece bir alışkanlığınızı değiştireceksiniz. Bunu da 21 gün içerisinde ya yapacaksınız ya da yapmayacaksınız. Yeni bir şey yapacaksanız onu 21 gün içerisinde yapacaksınız. Eğer kurtulmak istiyorsanız da 21 gün boyunca yapmayacaksınız” açıklamasını yaptı. 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz