16 Ekim 2021, Cumartesi
spot_img

2022’de TAMAMLAYICI SAĞLIK’TA REKABET daha yoğun olacak

Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erberk, “Pandemide tamamlayıcı sağlık sigortasında prim üretiminde yaklaşık yüzde 60, sigortalı sayısında yüzde 30’un üzerinde büyüme yaşandı. Sigortalı sayısında 2.1 milyona ulaştık. Artan talep, 2022’de daha fazla mücadele gerektirecek. Acentede ciddi desteğe ihtiyacımız var” dedi.

Pandemi ile birlikte tamamlayıcı sağlık sigortasına yönelik talep artışı, sigorta şirketlerinin farklı bir pozisyon almalarını zorunlu kıldı. Bu süreçte salgın hastalıkları da teminat kapsamına alarak büyük sorumluluk üstlenen sigorta şirketleri, çıkardıkları yeni ürünler ve düzenlenen kampanyalarla artan talebi karşıladılar. Öte yandan pandemi ile birlikte önemi artan ve yoğun ilgi gören sağlık sigortalarındaki yükselişin önümüzdeki dönemde kalıcı hale dönüşmesi bekleniyor. Artan taleple birlikte ciddi atılımlar yapan şirketler, 2022 hazırlıklarını şimdiden tamamladı.

Sigorta Ekranı’nda Sigorta Medya Genel Yayın Yönetmeni Can Kantar’ın konuğu olan Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erberk, pandemi döneminde sağlık sigortalarında yaşanan gelişmeleri değerlendirerek, sektörde kendine önemli bir yer edinen tamamlayıcı sağlık sigortasını (TBB) sigortalılar ve şirketler açısından ele aldı. Sağlık sigortalarının yılı 1 milyar liranın üzerinde bir prim oranıyla bitirmeye hazırlandığına dikkat çeken Erberk, “Temmuz ayında hayat dışı sigorta 45.5 milyar lira seviyesine ulaştı. Sağlık sigortaları ise pastadan 7.1 milyar lira civarında bir pay alıyor. Bu da yüzde 15’i aşan bir orana denk geliyor. Tamamlayıcı sağlık, özel sağlık ve konvansiyonel sağlık sigortaları arasındaki farka baktığımızda, temmuz ayında 7.1 milyarın 1.3 milyarlık kısmının tamamlayıcı sağlıktan, 5.4 milyarlık kısmının ise konvansiyonel sağlık prim üretiminden geldiğini görüyoruz. Yılsonunda tamamlayıcı sağlık sigortasının prim üretiminden yüzde 15 pay alacağını düşünüyorum” dedi.

“Taşın altına elimizi soktuk”

Pandemide hem şirketler hem de sigortalılar açısından farkındalık düzeyinin yükseldiğini belirten Erberk, “Pandemi, sigorta şirketlerinin taşın altına elini soktukları, sigortalıların farkındalık düzeyinin yükseldiği bir dönem oldu. Yaratmak istediğimiz farkındalık düzeyinde çok büyük mesafeler aldık. Temmuz rakamlarına baktığımızda tazminat ödemeleri 32 milyon TL’yi buldu” dedi.

Prim üretimini 2’ye katladı

Anadolu Sigorta olarak tamamlayıcı sağlık sigortasında sigortalı açısından yüzde 80 büyüme oranına ulaşarak prim üretimini 2’ye katladıklarına dikkat çeken Erberk, yılı beklentilerinin çok üzerinde bir büyüme oranıyla kapatacaklarını vurguladı.

Bu süreçte tamamlayıcı sağlık sigortasının sadece bireyselde değil kurumsal şirketler açısından da tercihte ilk sıralara yükseldiğini kaydeden Erberk, “Bu hizmeti ilk kez alacak kurumsal şirketler ya da gruplar, tamamlayıcı sağlık sigortasına yöneliyor. Anadolu Sigorta olarak tamamlayıcı sağlı sigortasında kurumsal ve bireyselde yüzde 50- 50 oranlara sahibiz. Sektörün geneline baktığımızda da aşağı yukarı aynı tablo ile karşılaşıyoruz. Sigortalılarımızın yüzde 50’si tamamlayıcı sağlık sigortası, yüzde 50’si de konvansiyonel sigorta sahibi. Grup sigortalarının baktığımızda ise üçte biri tamamlayıcı sağlık sigortası ürünü kullanmakla birlikte üçte biri hibrit ürün dediğimiz hem konvansiyonel hem de tamamlayıcı sağlık sigortası içeren ürünleri tercih ediyor” diye konuştu.

Tamamlayıcı sağlık sigortasında anlaşmalı hastane sayısının önemine dikkat çeken Erberk, “Anadolu Sigorta olarak 400’ün üzerinde hastane ile anlaşmamız bulunuyor.  Ayrıca 130 civarında da anlaşmalı tıp merkezi ile çalışıyoruz. Toplamda 600 civarında anlaşmalı kurum sayısına denk geliyor. Sektörde de aşağı yukarı aynı oranlarda seyrediyor. Networkümüzü genişlettikçe o kadar geniş bir coğrafyaya hizmet verme şansımız artıyor” dedi.

Çözüm ortaklığı kuruyoruz

Şirketlerin tamamlayıcı sağlık sigortasında sunduğu her bütçeye uygun ürünlerle sigortalılarla çözüm ortaklığı kurduğunu vurgulayan Erberk, “Bireyselde prim tutarları 1200 ile 1500 TL arasında değişirken, grup sigortalarında sigortalı sayısındaki artışla prim tutarı bu rakamın yarısına kadar düşebiliyor.

Grup sigortası yapılabilmesi için ya acentelerin bir proje getirmesi ya da kurumun büyük teminat sağlaması gerekiyor. Konvansiyonel tarafa geçildiğinde yatarak tedavi temin edebilen belli networkler de sürece eklenebiliyor. Her ekstra teminatta poliçenin fiyatı artıyor. Dolayısıyla her bütçeye uygun ürün bulunuyor” diye ifade etti.

Hakkını vererek anlatmazsak bilinirlik sağlayamayız

Sağlık sigortaları, yeni gelişim alanlarıyla sektör için büyük bir potansiyel barındırıyor. Devletin karşıladığı harcama tutarıyla sağlık sigortaları için büyük bir şemsiye görevi gördüğüne değinen Erberk, “Türkiye’deki sağlık harcamalarının yüzde 78’ini devlet karşılıyor.  Harcamaların yüzde 17’sini vatandaşlar kendi ceplerinden karşılıyor. Sektör, harcamaların sadece yüzde 5’ini üstleniyor. Sağlık sigortalarının nasıl bir sistem olduğunu, neye teminat verdiğini, nasıl fiyatlama yaptığını ve nasıl kullanılması gerektiğini çok iyi anlatmamız gerekiyor. Eğer bu kompleks ürünü hakkını vererek anlatmazsak bilinirlik sağlayamayız. Anadolu Sigorta olarak 2 yıldan bu yana bu konuyu gündemimize aldık” diye anlattı.

Maliyet artışı primleri yükseltiyor

Sağlık sigortalarında güncelliğini koruyan prim artışlarına ilişkin görüşlerini aktaran Erberk,  TL’deki değer kaybının hastane yatırımlarında maliyetleri artırdığına bu durumun da prim artışına dönüştüğüne dikkat çekti. Erberk, şöyle konuştu: “Türkiye’de enflasyon yüzde 19- 20’yi buldu. Sağlıkta çok sayıda bileşenden oluşan medikal enflasyon da artıyor. Türk Sigorta Birliği her yılın başında yıllık asgari ücret tarifesi oluşturuluyor. Ocak ayında bu tarifede yüzde 17 gibi bir artış oldu.

Hastanelerimizde modern teknolojinin kullanıldığı tıbbi cihazlara sahip. Tabi yabancı para ile yapılan yatırımlar, son 1 yıllık kur farkına baktığımızda TL açısından ciddi dezavantajlar yarattı. Bu dönemde TL’de yaşanan yüzde 30’a varan değer kaybı, yatırımların maliyetini artırdı. Hizmet maliyetlerindeki artışın ortak akılla belirlenmesi gerekiyor. Maliyetlerdeki artış primleri yükseltiyor.” Erberk, hizmet maliyetlerindeki artışı yönetebilmek için sektör paydaşlarını ortak bir çalışma yapmaya davet etti.

TSS’de fiyat artışına gitmedik

Pandemi döneminde acil durumlar dışında hastaneye gitme oranlarında düşüşler yaşandığını belirten Erberk, “2019’da 100 kişi hastaneye gittiyse 2021’de 70 kişi gitti gibi düşünürsek bu şu anlama geliyor: Provizyon başına sigortalılara ödediğimiz rakam 2019’dan bu yana yüzde 40 civarında artış gösterdi. Biz Anadolu Sigorta olarak bu atışa rağmen tamamlayıcı sağlık sigortasında fiyat artışına gitmedik. Sağlık sigortalarına ilişkin farkındalık yaratmak amacıyla ilk kez sisteme dâhil olacak sigortalılarımızı yüksek ücretlerle ürkütmek istemedik.  Bu noktada sürdürülebilirliğe inanıyoruz. Gücümüz yettiğince biz bu yükü kaldırmaya çalışıyoruz” diye ifade etti.

Kerem Erberk

Talep arttıkça anlaşmalı kurum sayısı artacak

Tamamlayıcı sağlık sigortasında talep arttıkça anlaşmalı kurumların sayısının da artacağına buna bağlı olarak da verilen hizmetin kalitesinin daha da yükseleceğine işaret eden Erberk, yaşa bağlı olarak artan prim oranları sorununa ilişkin sektörde bir çalışma yapıldığını açıkladı. Erberk konuya ilişkin şu detayları verdi: “Sektörde teorik olarak gençken emeklilik dönemine göre daha yüksek bir prim havuzu oluşturmamız gerektiğini ve maliyetleri bu havuzdan karşılamamız gerektiğini vurguladık.

Sigortalıların yaşlılık dönemlerine hazırlık için gençlik dönemlerinde daha yüksek bir prim havuzu oluşturmalarına izin veren bir çalışmalar yapılıyor. Yaşlar ilerleyip 65- 70 yaş civarına gelindiğinde gençlikte oluşturulan havuzdan yararlanılması planlanıyor. Dolayısıyla yaşlılık döneminde artan prim oranları sorunu ortadan kalkacak. Diğer yandan devlet katkısının ilerleyen yıllara içinde rezerv olarak saklanması gibi pek çok düşünce mevcut. Fakat bunlar henüz yeterli olgunluğa gelmiş değil.”

Acenteler başrolde

Erberk, sağlık sigortalarının sigortalılar açısından sunduğu avantajları şöyle anlattı: “Sağlık sigortalarında sistemine erken yaşlarda girdiğiniz takdirde teorik olarak daha sağlıklı olduğunu söylemek mümkün. Sigortalılar yoğun tedavi masrafları oluşmadığı bir dönem sonrasında ömür boyu yenilenme hizmeti alabiliyor. Bu da sağlık sigortasını ebeveynlerin çocuklarına bırakabilecekleri bir miras haline dönüşüyor.

Sağlık sigortasında gereksiz kullanımlar şirketlere prim artışı olarak geri dönüyor. Bu noktada sigortalıların bilinçli kullanımı büyük önem taşıyor. Sigortalıların teminatların içeriği, hangi branşta hangi hekimlerin öne çıktığını bilmeleri gerekiyor. Bu kritik unsurlar sağlık sigortası ürünlerini tanımlıyor. Bu alanda acentelerimiz oldukça ustalaştı. Sağlık sigortasında oluşturmayı hedeflediğimiz bilincin yaygınlaşmasında büyük bir role sahipler.”

KEREM ERBERK İLE CANLI YAYINIMIZ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER