3 Temmuz 2022, Pazar
spot_img

BES vakıf ve sandıklarla büyüyecek

bes_fonBES’te bireysel katılımların maliyetinin, yüksek olması ve şirketlerin yeni düzenlemelerle kâr baskısına girmesiyle sektör toplu katılım yapabilecekleri, maliyeti düşük alanlara ilgi gösteriyor

0 yılını geride bırakan Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) şirketlerinin en büyük sorunu kârsızlık. 2013 yılında yürürlüğe giren mevzuat ile aşağı çekilen kesintiler yüzünden düşen kârlılıklarını artırmalarını sağlamak için sektörde farklı açılımlara ihtiyaç var.

Sektör temsilcileri konuyla ilgili kamu nezdinde çalışmalar yürütürken diğer taraftan kârlılığın artırılmasına yönelik çalışmalara da devam ediliyor.

BES’te bireysel katılımların maliyetinin, yüksek olması ve şirketlerin yeni düzenlemelerle kâr baskısına girmesiyle sektör toplu katılım yapabilecekleri, maliyeti düşük alanlara ilgi gösteriyor. BES şirketleri için en önemli kazanımlardan biri de sandık ve vakıflar. Böylece, halihazırda birikim yapmış bir kitlenin sisteme toplu fon girişi yapması, sektöre önemli katkı sağlayacak.

14082014b1

10 milyar TL

2012 yılının sonunda yayımlanarak yürürlüğe giren yasal düzenlemelerle bu kurumlarda birikmiş fon tutarlarının BES’e aktarımına ilişkin sürenin 31 Aralık 2015’e uzatılması, söz konusu birikimlerin sisteme kazandırılmasına büyük katkı sağlıyor. Hazine Müsteşarlığı verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 500 bin üyeli, 10 milyar TL fon birikimi olan ve ilgili mevzuattan yararlanabileceği düşünülen 193 vakıf ve sandık var. Bunların bazıları üye sayısının büyüklüğü bazıları da fon büyüklüğü ile dikkat çekiyor. 10 milyar TL’lik bir rakam da BES’in 1/3’üne denk geldiği dikkate alındığında önemli bir potansiyele işaret ediyor.

Taahhütler ne olacak?

Yine de sisteme vakıf ve sandıklardan katılım hala istenilen seviyelerde değil. Çünkü emeklilik dönemine ilişkin bir taahhütte bulunmayan biriktirme sandıklarının yanında emeklilik dönemine ilişkin olarak ömür boyu maaş ödenmesi, sağlık harcamalarının karşılanması ve benzeri taahhütlerde bulunan emeklilik sandıkları var. BES’in kuruluş yapısı gereği, emeklilik şirketleri, söz konusu taahhütleri tamamen karşılama olanağına sahip değil. Yani emeklilik sonrası taahhütte bulunan vakıf ve sandıkların BES’e devrine ilişkin beklentiler düşük.

14082014b2

Potansiyel büyük

OECD 2012 sonu verilerine göre vakıf ve sandıklar da dahil emeklilik fonları büyüklüğünün GSYH’ye oranı İsviçre, Hollanda gibi ülkelerde yüzde 100’ün üzerindeyken, ülkemizde bu oran yalnızca yüzde 3,8. Bu da sektörün gidecek daha çok yolu olduğunu gösteriyor.

BES’te kurumsal katılımlara genel olarak bakıldığında katılım oranının daha da artması bekleniyor. 2012 itibariyle kurumsal katılım oranı İngiltere’de yüzde 89, Finlandiya’da yüzde 80, Avustralya’da yüzde 70 ve Hollanda’da yüzde 69. Türkiye’de bu oran sadece yüzde 4 civarında.

Anadolu Hayat Emeklilik, bugüne kadar gerçekleşen aktarım süreçlerinde aktif rol alarak, Türkiye Noterler Birliği ve Fortis Bank Personeli Güvenlik Vakfı aktarımları için tercih edilen şirketlerden oldu. Şirket, önümüzdeki dönemde vakıf ve sandıklar bünyesinde bulunan birikimlerin önemli bir kısmının BES’e devredileceğini öngörüyor.

Vakıf, dernek ve sandıklardaki f üyelere ait birikimlerin verimli bir şekilde değerlendirilmesi için sistemi cazip hale getiren avantajlar nelerdir?

  1. Aktarım tutarı üzerinden aktarıma ilişkin olarak L herhangi bir kesinti yapılmaması. Sunulan vergi avantajı.
  2. BES’in katılımcılarının birikimlerine her an erişebilmelerini 2 sağlayan şeffaf yapı.
  3. Birikimlerin profesyonel portföy yöneticileri tarafından 3 yönetilmesi.
  4. Sistemdeki sağlam denetim mekanizmaları. Ayrıca, üyelerin sahip olacağı tüm bu avantajların yanında, vakıf, dernek ve sandıklardaki bu kaynağın sisteme aktarılmasının hem sisteme, hem de ülke ekonomisine olumlu katkıları olacağı aşikar.

“Faize duyarlı hisselerde beklentiler etkileniyor”

14082014aİş Portföy Emeklilik Fonları Portföy Yönetimi Bölümü Portföy Yöneticisi Nuri Oğuz Ayhan, CFA “Türk hisse senetleri piyasaları bankacılık sektörü öncülüğünde yıl içi yüksek seviyeleri test ettikten sonra jeopolitik risklerin ön plana çıkması ile düzeltme yaşamakta. Kurlardaki hareketlilik ve Mayıs sonrası düşmesi beklenen enflasyonun beklentileri karşılayamaması, Merkez Bankası’ndan beklenen faiz indiriminin olmama ihtimalini artırmakta.

Öte yandan Moody’s toplantısı da yurtiçinde özellikle ekonomi bakanının açıklamaları sonrası daha önemli hale geldi ve piyasalardaki rahatsızlığı artırdı. Bu da faize duyarlı hisseler özelinde beklentileri etkileyebilmekte. Faizli enstrümanlarda getiri eğrisi son düzeltme süreci içerisinde kısa vadeli menkul kıymetlerde daha fazla olmakla birlikte yukarı yönde hareket etti”

EKONOMİST

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON EKLENEN HABERLER