Kurum çalışanına sosyal medya yasaklamak çözüm değil

0
18

Hayatımız Sigortalı Yazarı Erhan Ayberk, derginin Mayıs sayısında yer alan köşesinde şirketleri yakından ilgilendiren bir konuyu işlemiş. Ayberk’in “Kurum çalışanına sosyal medya yasaklamak çözüm değil” başlıklı makalesi şöyle…

ERHAN AYBERK / HAYATIMIZ SİGORTALI

Dijital teknoloji ve buna bağlı olarak sosyal medya kullanımları arttıkça, firmaların önüne büyük bir problem geldi. Öyle ya, neredeyse bütün çalışanların birer sosyal medya hesabı vardı. Aslına bakarsanız, bu hesaplar kurumlar için büyük bir riskti. O kurumlarda çalıştığını ön plana çıkaran çalışanlar, yaptıkları paylaşımla kurumlarına tarihinde görülmemiş zararlar verebilirdi. Hafızalarımızda daha çok yenidir… Konya’daki bir süt fabrikasında çekilmiş süt banyosu resimlerinin ortalığı nasıl karıştırdığını hepimiz biliriz. Birkaç çalışan, dolu süt tanklarına girip yaptıkları süt banyosunun resmini çekmişlerdi.

Ortalık öyle bir karıştı ki, öyle böyle değil. Daha fotoğraflar yayınlanır yayınlanmaz, paylaşanların bilgilerine ulaşıldı. Oradan tedarikçiye; tedarikçiden de asıl markanın bilgilerine ulaşmak 1-2 saati aldı. Sonra gelsin marka için kaoslu dakikalar… Öyle bilgece davranmalılar ki, bir anda marka değerleri sıfırlanmasın.

Kolay değildi.

***

Peki böyle tehlikeler için firmalar hazır mı?

Firma yöneticilerinin önünde izleyecekleri iki yol var:

  • Ya, çalışanlarının ellerinden taahhütname alıp, firmada çalıştıklarını ve firma ismiyle, logosunu vs. kullanmalarını tamamıyla yasaklayacaklar.
  • Ya da; daha işe alırken bir Sosyal Medyada Uyulması Gereken Kurallar taahhütnamesi imzalatacaklar.

Peşinen fikrimizi belirtelim… sosyal medya hesaplarını ya da oradaki firma bilgilerini engellemek çözüm değil. Ayrıca bu, yasal da değildir. İnsanların kendi arkadaş listelerinde, kendileri ile ilgili infografik bilgi vermelerini engelleyemezsiniz.

Diğer yandan ‘doğal’ da değildir. Tüketicileriniz cezayı kesebilir… markanızı samimi ve sıcak bulmayabilir. Siz olsanız, bu dijital çağda eskilerin demir perde ülkeleri gibi yönetilen firmaları şüpheyle karşılamaz mısınız?

***

O zaman ne yapılabilir?

Çalışanlar ikna edilmeli

Öncelikle tüm çalışanların ikna edilmesi gerekmektedir. Kamuya açık alan nedir, özel alan nedir? diye.

Bu konuda benim güzel bir formülüm var:

“Bir sosyal grubun fikir oluşturabildiği en küçük alan bile artık özel alan değildir”.

Yani, arkadaşınızla serbest dedikodu oluşturacağınız kişisel alanınızın dışına çıkmış ve artık çevrenizdeki kanaatleri topluca etkilemeye başlamışsınızdır. İşte bu alanda dikkatli ve özenli davranmak zorundasınız.

Firmalar bu konuda çalışanları iyice aydınlattıktan sonra “firma değerlerine” sıra gelecek. Bu konudaki detaylı açıklamayı bir sonraki yazıya bırakayım. Çünkü artık bazı firmaların “SOSYAL MEDYA KURALLARI” listeleri var. Bu listeleri hazırlamakla da çok iyi yapıyorlar. Anılan kurallarla ilgili benim de bir derlemem olacak. Onu bir sonraki yazıma bırakayım…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz